Yapay Zeka, Avukatın yerini alabilir mi?

Bugünlerde hepimizin cebinde, ChatGPT, Gemini, Grok gibi yapay zeka araçları mevcut. Olmayanı olduruyor, üretiyor, destek oluyor, fikir veriyor, bazen hayal kuruyor, yanılıyor, kimi davalarda vatandaşları karşı vekalet ücreti ödemek durumunda bıraktığını kimi zaman hiç var olmamış Yargıtay kararlarını ”ürettiğini” gözlemledik.

Özellikle Çin’de hızla gelişen insansı robotlar (humanoidler), ”Avukat olsa olsa dil modeline dilekçeleri yazdırır, sadece duruşmaya girmesi için bile fiziksel bir canlıya ihtiyaç duyulacak” savını da kökten değiştirebilir gibi duruyor. Hatta bazı ülkelerde karar alma mekanizmalarına yapay zeka modellerinin getirildiğini görüyoruz. Dosyalarda yapay zekaya yazdırılmış, emojiler içeren dilekçeler, duruşmalarda yapay zekadan okunan beyanlar bile görür olduk.

Peki hukuk madem herkesin yapabileceği bir seviyeye düştü neden halen hukuk fakülteleri açılıyor?

Vergi muafiyetleri nedeniyle mi? Yoksa geleceğin meslekleri arasında hukukçuluk halen kendine yer edinebilecek mi?

Öyle ki, yapılan araştırmalar, bu tür teknolojik araçlara iş yaptırmanın beyin gelişimini olumsuz etkilediğini ve insanı tembelleştirdiğini de ortaya koymuş durumda, ancak biz halen onu eğitmeye yani kendimize bir rakip yaratmaya devam ediyoruz.

Her ne kadar arama motoru olarak kullanıldığı zaman bir çok kavramı doğru açıklamaya ve dilekçe taslakları oluşturmaya, her geçen gün geliştirmeye devam etse de, sözleşmeler hazırlayıp, karar özetleri sunsa da, benim görüşüm, bizim kuşak açısından, iyi takip edilirse tehlikeleri bertaraf edildiğinde oldukça faydalı bir araç haline geldiği yönünde.

Ancak biliyoruz ki; hukuk sadece kanunları ezberlemekten, hap bilgiler yutmaktan ve bunları düşünmeden sıralamaktan ibaret bir bilim değil. Sosyal bir bilim. Yaşayan ve belki de bir gün ölmesi mümkün olmayan, yazılı-yazısız bir çok kuralı olan bir bütün.

Her dosya ayrı bir strateji, planlama gerektiriyor. Kimi zaman perspektif değiştirme, esneklik, terapi, temas nitelikleri de taşıyan bir iş avukatlık…

Sadece hukuk değil, insan psikolojisi, zaman yönetimi, gözde görülüp dilde söylenmeyeni yakalamayı da gerektiriyor.

Elbette HMK, CMK ezberlenip süreler takip edilebilir. Ancak poker gibi oyunlarda olduğu gibi bazen blöf yapmayı bazen elde olanı geç bir zamana saklamayı bazen de dedektif gibi iz sürmeyi de gerektirebildiği, avukatlık pratiği mesleğin içinde kavruldukça edinilen hayati tecrübeler, püf noktaları gittiğinde basit bir işmiş gibi algılanabiliyor…

Öyle ki mesleki sorumluluk, empati ve etik gibi kurallarla da sınırlandırılmış bir koruma kalkanı da sunuyor.

Yapay zeka araçları ise, sorumluluktan, riskten adeta tümüyle arındırılmış biçimde karşımıza çıkıyor. Kriz anında yanlış kararlar alabiliyor, dosyayı fiziki olarak tümüyle göremeyebiliyor, müzakere edemiyor ve sizin yerinize siz yokken bir imza atamıyor. Şimdilik. Benim görüşüm, iyi bir yol arkadaşı, çalışkan bir asistan; ancak ucuz bir iş gücü.

Hiç edebi eser okumamış, hiç makam müziği dinlememiş, hiç susuz kalmamış, hiç öfkelenmemiş, sevmemiş bir araç insanı gerçekten anlayabilir mi? Binlerce yıldır romanlarla, felsefi metinlerle, psikiyatrik araştırmalarla çözülememiş insan psikolojisi, teknolojik cihazlarla ölçülebilir seviyelere gelebildi mi? Siz uzmanlık alanlarınızda sorular sordunuz mu, aldığınız cevaplar sizi memnun etti mi?

Övgülerine alışmışsınızdır da, acı gerçeği alıştıra alıştıra fark ettirdi mi?

Nasıl ki vücut ısılarını, bakışmaları, kokuyu, feromonları bile taklit edebilecek seviyeye bile gelse, sinirlendiğinde rol icabı elini masaya vurup, üzüldüğünüzde elinizi tutabilse de, vurulduğunda acıyı hissetmeyen, damarlarında kan akmayan, yaşamak için oksijene ihtiyaç duymayan biri(leri)ne güvenmek ne denli doğru? Özellikle de birine öğretildiğinde hepsinin öğrendiği, organize olabildikleri bilgisi elimizdeyken…

Bir ürün bedava ise ürün sizsinizdir.

Sizin veriniz, psikolojik durumunuz, düşünce biçiminiz, sırlarınız, anılarınız, fikirleriniz, kişisel verileriniz, gün gelir size karşı depolanmış bir arşiv gibi karşınıza çıkabilir. Zira insan, siz öldükten sonra bile sırlarınızı saklama etiğine sahip iken, avukatlar ve terapistler dışında kimseye bu konuda güvenemezken, dil modelleri sorulan soruları yanıtlamak ve bunları kendilerinden istendiğinde sunmak zorundadır. Verilerinizin kimlerin elinde ne için kullanılacağını bilemezsiniz. O da susma hakkını bilse de kullanmaz.

Son söz, yapay zeka hukuk dünyasını değiştirmeye başladı bile. Ancak adalet, insan eliyle şekillenmeye devam ediyor. Hikayenizde kime güveneceğinizi iyi seçmeniz dileği ile…

Not: Bu websitesindeki fotoğrafların ve yazıların bir çoğu, yapay zeka araçlarına ürettirilmiş olup, bu yazı diğerlerinden biraz farklıdır. Samimiyeti ölçebilmeniz için düşünce akışı korunmuştur. Şimdi dilerseniz yazılara ve fotoğraflara yeniden bakın…

Son soru : Ofisimizi hiç ziyaret ettiniz mi?

Etmediyseniz danışmanlığımız ücrete tabi. (:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir