Baz istasyonu kaldırılması

Baz istasyonunun Kaldırılması Davası

Bilindiği üzere, internet erişimimize, cep telefonları ile görüşme yapabilmemize yarayan baz istasyonları, yakınında bulundukları hanelere doğrudan radyasyon yaymakta ve insan (ve her tür canlı) sağlığını tehdit edebilmekte, başta kanser olmak üzere, diğer kalp damar ve beyin hastalıklarına sebebiyet verebilmektedir.

Özellikle tüm dünya ülkelerinin teker teker 5G teknolojisine geçmekte olduğu şu günlerde, ülkemizde aktif tüm GSM operatörleri hızla altyapı çalışmalarına başlamış ve BTK verilerine göre uzun zamandır gerekli teknolojik denemeleri de yapmışlardır. (https://www.btk.gov.tr/verilmis-olan-deneme-izinleri-listesi?page=1&subject=5 )

Ancak bir yandan sağlığa olan zararlarının tespiti için testler de yapılması gerekirken, bu testlere gerekli bütçeler ayrılmadığı için operatörler bu konuya yoğunluk vermemektedir.

İstasyonlar genelde çatılara kurulduğu için bazen gözle görülemeyecek şekilde gizlenebilmektedirler. Bu nedenle e-devlet üzerinden (www.turkiye.gov.tr/baz-istasyonları linkinden) vatandaşlarımız kendilerine en yakın baz istasyonunu tespit edip, ölçüm yapılmadı ise BTK’ya başvuru yapıp güncel volt/metre ölçümünü yaptırıp, herhangi bir zarar görme ihtimali olduğunu düşünüyor ya da zarar görüyorsa dava açarak istasyonu kaldırma hakkına sahiptir. Bu davalar genel olarak komşuluk hukukundan kaynaklanır.

Yeni paneller eklenmiş bir baz istasyonunun yakından görülüşü.

Yıllar önce Yargıtay binası yakınına kurulan baz istasyonu, bir çok personelin sağlığına olumsuz etkide bulunduğundan Yargıtay içtihadına baktığımızda istasyonların kaldırılması yönünde bir çok karar alındığını görüyoruz. Hatta bu yönde Yargıtay Genel Kurul Kararları da mevcuttur. Genel Kurul kararına göre ölçülen değer standart değerin altında bile kalsa kişi psikolojik olarak dahi baz istasyonundan rahatsız oluyorsa istasyonun kaldırılması gerekir.

Baz istasyonlarının operatörler ve devlet bütçesi yönünden büyük bir kazanç kapısı olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bu istasyonların sayısının günden güne artacağı görülmekle, kişilerin bu davaları kendi uğraşlarıyla sürdürmesi gerekeceği aşikardır. Mahkeme sürecinin uzun sürdüğü ve operatörlerin konunun uzmanı avukatlar ile çalıştığı da unutulmamalıdır. (https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/yargitay-once-insan-dedi-baz-istasyonu-sokulecek-205368 )

Diğer yandan 5G teknolojisine geçilmesi ile her 150 metrede bir baz istasyonu kurulması gerektiğinden, vatandaşlarımızın bu konuda hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Zira dalgaboyu 3-4-4.5 G ‘ye nazaran daha kısa olsa da yakınına (2.4 volt/metre’den) daha çok (28 ila 100 gHz) radyasyon yaydığı bilimsel testlerle tespit edilmiş bu istasyonlar özelikle 10 metre çapında çok büyük hasarlara yol açabilmektedir.

Alıntı : Prof. Selim Şeker’in de içinde bulunduğu 209 bilim adamı, 5G’ye ihtiyatla yaklaşılmasını dile getiren bir bildiri hazırladılar. Bildiride: “5G, mevcut çevreye ve insanlara zararları ispat edilmiş telekomünikasyon sistemlerine ilaveten çok daha fazla radyo frekans elektromanyetik alanlara (RF-EMF) maruziyeti artıracak. 5G kablosuz sistem, mobile radyasyonu mecburi olarak çok artıracak. Elektromanyetik temelli kablosuz teknolojileri sınırsız uygulayan ülkelerde bir şey yapmamak artık bir opsiyon değil topluma maliyettir.” denildi.

5G’NİN SAĞLIĞA ZARARLARI

  • Deriye etkileri: Milimetrik dalgaların yüzde 90’ından fazlası epidermis ve dermis tabakasında yutulur.
  • Göze etkileri: Isısal etkiler göz yüzeyinin altına geçerek değişik seviyede katarakt gibi hasar oluşturur.
  • Biyolojik olarak: Savunma sistemine, hücre büyümesine, organlara etki ederek kansere sebep olur.
  • Bağışıklılık sistemine etkileri: Hücre büyüme oranını ve bakterilerin antibiyotiklere direncini değiştirir.
  • Bitki sağlığına etkileri: 5G insanlardan daha fazla bitkilere etki eder.
  • Doğal ekosisteme etkileri: Böcekleri, kuşları uzaklaştırır.
  • Kalbe etkisi: 1992’de 53-78GHz frekanslarında Rusya’da yapılan çalışmalarda kalbin çalışmasını etkilediği deneysel olarak ispat edildi.

Dünyaya baktığımızda kişilerin kendi çabaları ile 5G panellerini sökmeye başladığını görüyoruz. Bu durum hukukumuzda ihkak-ı hak, yani kişinin kendi hakkını hukuka aykırı biçimde elde etme çabası olarak geçer ve mala zarar verme (4ay ila 3yıl hapis/adli para cezası) başta olmak üzre bir çok suça ve cezaya konu olabilmektedir. Büromuz bu suçlar yönünden de hukuki destek vermektedir.

Koronavirüs ile dünyaya adını duyuran Wuhan’da halk kendilerini öldüren şeyin aslında 5G olduğunu düşünerek baz istasyonlarını yıkmaya başlamışlardır:

Avrupa da ve Amerika da durumun farkına varıp bilinçlenen halk 5G direklerini birer birer yıkmaya başladı.

İsviçre 5G ye geçişi insan sağlığına verdiği zararlardan ötürü durdurdu.

https://www.totaltele.com/504909/Switzerland-pauses-5G-over-health-fears

İngiliz uzman açıkladı; İnsanları öldüren şey Corona Virus değil FREKANS SİLAHI.

“Karantina uygulanan gemiler Princess yolcu gemisi firmasının Diamond tipi gemileri. Firma bir basın açıklamasında şu açıklamaları kullanıyor: ‘Princess yolcu gemileri yepyeni ümitlerle geri dönüş taahhüdü gereği global filosuna yaptığı 450 milyon dolarlık yatırımın bir devamı niteliğinde.’ Firmanın özenerek anlattığı yeniliklerinden birisi de ağ bağlantıları. Yani bu gemilerde 5G teknolojisi kullanılıyor.”

Virüs/parçacıklar Alfa, Beta, Gama ve Delta frekansında.

Taçlanmış parçacık (Corona virüs) 8-13 Herz arası titreşimi var.Yapılan bilimsel çalışmaya göre 3-17 derece arası parçacıklar nemle buluşunca, bulaşıcı olarak zarar vermeye başlıyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Qasim Bukhari ve Yusuf Jameel.

60Ghz’de 5G, oksijen molekülü ile rezonansa girer ve oksijene, insan vücudu için çok daha az kullanılabilir olmasını sağlayan ters bir polarite verir. Yüksek konsantrasyonlarda 5G kullanımı, sokak seviyesinde insanların boğulmasını sağlar. Ve daha düşük dozlarda, bu düşük oksijen alımı ile griple aynı semptomlar olan grip benzeri semptomlar alırsınız. Ancak 5G’nin öldürme şekli çok daha ilginç.

Vücudumuzun içinde bizi besleyen trilyonlarca parazit organizma vardır ve bazıları birçok yararlı işlev yaparak yaşamamıza yardımcı olduğunu söylüyor. Ancak bu bakteriler, mantarlar ve parazitler herhangi bir WIFI mikrodalga radyasyonuna maruz kaldıklarında zarar görürler ve kendilerini savunmada toksinler üretmeye başlarlar. Bu organizmalar hayatta kalmalarını sağlamak için hızla üremeye başlarlar. Ve böylece hızlı bir şekilde üreyen ve toksinler salgılayan WIFI mikrodalga radyasyonlarının saldırısı altında bu iç parazit organizmalarından grip benzeri semptomlar alıyoruz. İnsanların biyo-silahlı koronavirüs almadığı gerçek hastalık budur.

2G’nin kendisine atanan on mikrodalga frekansı vardır, 3G’nin de on vardır, 4G’nin bazı çakışmalarla beş frekansı vardır, ancak 5G’nin FCC tarafından atanan 3000 mikrodalga frekansı vardır. Neden bu kadar çok? Yani 5G gerçekten 5G değil 297G olarak adlandırılmalıdır. Çin, Kore, İtalya, İran ve kruvaziyer gemilerindeki bu 5G’nin piyasaya sürülmesiyle dünyadaki en büyük 5G kullanım etkisine sahip ölüm ve hastalıklara sebebiyet vermektedir…

Çinliler Wuhan’daki insanları kilitlediklerinde yeni 5G telefonlarına ve internet bağlantılarına döndüler ve böylece şehir çok daha fazla 5G WIFI radyasyonuyla dolup taştı ve çok daha fazla insan hastalandı ve öldü. Birçok insan, daha önce hiç hastalığı olmayan oksijen eksikliğinden sokak seviyesinde anında hastalandı. Büyük 5G 60Ghz mikrodalga radyasyon bulutu, havadaki oksijenin hayatta kalmak için kritik seviyelerin altına düşmesine neden oldu.

Bu bilgilerin büyük çoğunluğu şu linkten alınmıştır: http://dimitrovtesla.blogspot.com/2020/03/mikrodalgada-coronali-kek-tarifi.html

Yazar söz konusu olan İnsan Hayatı olduğu için çokça paylaşılmasını istemiştir.

Bilimsel görüşlerin tamamına katılmamakla birlikte 5G’nin insan sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiği görüşüne katılmaktayız. Dünya nüfusu yüksek 5G frekansları ve yoğun Radyasyon denizinin içerisinde yaşamaya mecbur bırakılmadan önce, bu yeni 5G teknolojisinin, hiçbir onaylanmış biyolojik güvenlik testinden geçirilmeden devreye alınmasını anlamak mümkün olmamakla birlikte buna karşın,

Günümüze kadar yapılan bağımsız araştırmaların hemen hepsi, Elektromanyetik  Radyasyonunun hiç de güvenli olmadığını göstermektedir.

Aksine, kanserojen radyoaktif etkileri nedeni ile, 2015 yılının Mayıs ayında 35 ülkeden – aralarında aşağıdaki 17 Türk Akademisyenin de bulunduğu

Prof. Dr. Mehmet Zülküf Akdağ,

Prof.Dr. Halil Abraham Atasoy

Prof. Ayse G. Canseven (Kursun),

Prof. Dr. Mustafa Salih Celik,

Prof. Dr. Osman Cerezci

Prof. Dr. Suleyman Dasdag

Prof. Omar Elmas,

Prof. Dr. Ali H. Eriş,

Prof. Dr. Arzu Firlarer,

Prof. Ayse Inhan Garip,

Prof. Suleyman Kaplan,

Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu,

Prof. Dr. Ersan Odacı

Prof. Dr. Elcin Ozgur

Prof. Dr. Selim Seker,

Prof. Dr. Cemil Sert,

Prof. Dr. Nesrin Seyhan,

Prof. Dr. Bahriye Sirav (Aral)

180 bilim adamı ve doktor Elektromanyetik Radyasyonun İnsanlar ve Tüm Canlılar  üzerinde yaptığı olumsuz etkilerin “Bağımsız” Akademisyenler tarafından yeniden hesaplanmasının gerektiğini, ve, bilhassa çocuklar ve hamile hanımlar için güvenli olduğu ispat edilene kadar ilerlemenin durdurulmasını istedi .https://emfscientist.org/index.php/emf-scientist-appeal

-https://www.emfscientist.org/

Halkımız kendi çabaları ile sağlık üzerinde etkilerine dair testleri tamamlanmadan, insanlar sağlık endişesiyle evlerine kapanmışken yangından mal kaçırırcasına halihazırda bulunan baz istasyonlarına eklenen 5G panellerini görmüş olacaklar ki, bu gidişata dur demek için imza kampanyasına başlamışlardır. Yazının bu bölümü kampanya metninden alınmıştır: https://www.change.org/p/5g-ye-ge%C3%A7i%C5%9F-t%C3%BCrkiye-de-de-durdurulsun-uabakanligi

Siz de 5G teknolojisi ve yayacağı radyasyon ile hayatımıza getireceği gereksiz ve tehlikeli yenilikleri araştırabilir, çevrenizde gördüğünüz baz istasyonunun kaldırılması için bireysel mücadeleye girmek için hukuk büromuza başvurabilirsiniz.

Büromuz dilerseniz ölçüm yapılması konusunda da yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra baz istasyonunun kaldırılması için Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başlayıp Yargıtay’da sonlanabilecek hukuk mücadelenizde sonuna kadar yanınızda oluyoruz.

İletişim için sitemizin İletişim Bölümünde yer alan bilgileri kullanabilirsiniz.

Sağlıklı günler dileriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir